İşçi Sihhati ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin duyurduğu rapora göre, eylül ayında en az 157 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Bu senenin ilk dokuz ayında yaşamını yitiren işçilerin adedi ise bin 450’ye ulaştı.
Raporda, insanca çalışma koşulları ve can güvenliği istedikleri amacıyla tutuklanan 3’üncü Havalimanı işçilerinin serbest bırakılması da istendi. Rapora göre;
- Eylül ayında hayatını kaybeden 157 işçinin 143’ü ücretli (işçi-memur), 16’sı kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi-esnaf) oluştu.
- Eylülde 10 kadın işçi yaşamını yitirdi. Kadın işçi cinayetleri tarım, madencilik, ticaret, metal ve sıhhat işkollarında gerçekleşti.
- 4’ü 14 yaş ve altında olmak üzere 8 çocuk işçi can verdi. Çocuk işçi cinayetleri tarım, kimya, metal ve inşaat işkollarında yaşandı.
- Eylülde yaşamını yitiren mülteci/göçmen işçi adedi ise 9 olarak saptandı. Bu işçilerin 6’sı Afgan, 1’i İranlı, 1’i Rus, 1’i ise Suriyeliydi. İnşaat gene birinci
- Eylül ayında en çok iş cinayeti inşaat, tarım, taşımacılık, madencilik, ticaret/büro, belediye/genel işler ve enerji işkollarında yaşandı.
- İşçiler en çok ezilme/göçük, trafik/servis kazası, yüksek bir yerden düşme ve elektrik çarpması neticesi can verdi. Genellikle çok düşük maliyetli önlemlerle iş cinayetlerinin önlenebileceği elektrik çarpması nedenli ölümlerin ilk sıralara çıkması ilgi çekti.
- En çok ölüm Antep, Denizli, İstanbul, Kocaeli, Manisa, Urfa, Adana, Ankara, Aydın, Bursa ve Tekirdağ’da oldu.
- Ölen işçilerin sadece 4’ü sendikalı, 153’ü ise (yüzde 97,46) sendikasızdı. Sendikalı işçiler tekstil, metal ve belediye işkolunda çalışıyordu. ‘Tutuklanan işçiler serbest bırakılsın!’
İSİG Meclisi eylül raporunda, İstanbul 3. Havalimanı inşaatında binlerce işçinin başkaldırı ettiği insanlık dışı çalışma koşullarına da ilgi çekti: “Havalimanı şantiyesinde çok mesai ücreti ödenmemesi, bayram ve hafta tatili yapmadan çalışma, şantiyenin ‘normal’i. İşçilerin günlük çalışmaları 12 saati buluyor. Yapılmayan ödemeler, servis, yemek, barınma, iş kazaları ve iş cinayetleri, şantiyede çalışan işçilerin inşaat çalışması başladığından bu yana var olan problemleri. Havalimanının 29 Ekim’e yetiştirilmesi çabası bir yandan işyeri koşullarının daha da ağırlaştırılıp kuralsızlaşmasına, öte yandan işçiler üzerindeki iş yükünün artırılmasına, mobbinge ve baskıya niçin oldu.” İşçilerin kampa ulaşmak amacıyla saatlerce servis sırası beklediğine, kalabalık odalarda tahtakuruları içersinde yaşadığına ve kötü yemeklere mahkûm edildiğine de işaret edilen açıklamada, bu koşullara karşı çıktıkları amacıyla tutuklanan işçilerin serbest bırakılması istendi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder